Derya Derinbay Taşdiken’in Mektubu

Tabip Derinbay’a

Babacım, benim canımın canı

Hayatımda, fark ettirmeden, aslında bana çok yakından bakan adam.

Hakkımı yiyemem, senin o hayat yoğunluğunun içine sızmayı o kadar iyi beceriyordum ki ben, hiç itmedin elinin tersiyle. Seninle kahveye gelip kağıt oynamanı izlememe bile izin verdin, sadece yanında olmak yetiyordu bana ve sen hiç “Hayır” demedin. Tutup kolundan kaldırdım seni o masadan, arkadaşlarının yanından, lunaparka götürüp gondola bindirdim, heyecandan kalbin duracaktı, yine de benimle eğlendin. Meyhaneye bile birlikte gittik, çok hoşlanmasam da sen olduğun için dert değildi.

Baktın ki dibinden ayrılmıyorum, saçımın kesilmesi gerektiğinde berbere gittik birlikte, sen traş oldun, ben kırpıldım ama seninleydim ya, kırpık olmak hiç sorun olmadı.

Babalara çocuklar öğretirlermiş babalığı, sen benimle harika bir babaydın.

Sevgini göstermek konusunda madalya alabilecek bir babasın. Abhaz soyundan yadigar, “Büyüklerin yanında çocuk sevilmez!” gibi anlamsız gelenekleri hiçbir zaman önemsemedin sen, bizi her yerde ve hep sevdin. “Kadınlar duygularıyla hareket eder.” der, aşağı görürler, bana duygularımla yolumu bulmayı asıl sen öğrettin. Ağlanacaksa ağladın benimle, tutmadın gurur yapıp içinde. “Erkekler mutfağa girmez” derler, külliyen yalan olduğunu da sen gösterdin bana, mutfakta harikalar yarattın hep.

Seni yatarken hiç görmedim, o berbat aylar haricinde sen hep çok çalışkandın, hala da öylesin, bana da çalışma şevkini annemle sen verdin.

Seninle iş yerine geleceğim için nasıl heyecanlanırdım, birlikte matbaaya inip kağıt kesip kitap ciltledik. Ben babama yardım ettim, kendimi çok büyük hissettim. Senin kağıt kokulu hayatında büyüdüm.

Çok küçükken uyanır uyanmaz yanınıza koşar, ayak ucunuzdan annemle aranıza girerdim sizi öper öper uyandırırdım. Annemden sonra da, evlenene kadar yanında uyudum. İyi ki de öyle yapmışım, şimdi ameliyatlı yerine değerim diye korkuyorum ama yine de yanına sığışıyorum, biraz durup kalkıyorum.

Anne olduktan sonra çocukla uyuma meselelerini konuşur bulduk kendimizi ama babayla uyumak şahane. Sen uyuyor olsan bile yanına gelip sarılıp bir de sessiz sessiz ağlamam tutuyorsa, hemen uyanıp sarılırsın sen bana, hatta eşlik edersin ağlamama. Daha kimsenin yanında böyle rahat ağlamamışımdır.

Senin kadar güzel tost yapan birini daha tanımıyorum ve pazar kahvaltılarının en güzeli seninki. “Üniversiteye gidiyor, işe başladı…” demedin, sabah benden erken kalkıp leziz tostlarından pişirdin, üstelik üniversite ve iş arkadaşlarımı da kendine hayran bıraktın. Bu rutini de hiç sektirmedin.

Evlenince ben senin değilim artık sanıyorsun herhalde, biraz uzak kaldığını düşündüğümü söylemeden edemeyeceğim. Bebişim, babalık emekli olunacak şey değil. Oku da kendine gel, kim olduğunu unutma, ayrı evlerde yaşıyor olmamız hiçbir şeyi değiştirmedi. Senin evine ilk geldiğimde birlikte uyuyacağız yine, bunu da buradan söylemiş olayım :)

Dünyanın en sinirli insanı sen olsan da bana göre, dünyanın en iyi, en yürekli, en sevgi dolu, gözleri dolu babasısın, benim babamsın.

Reklamlar
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s