Ebru Kocagöz’ün Mektubu

SİZİ TAŞLA KOVALAYANI SİZ EKMEKLE KOVALAYIN

 

Babacığım,

14 Aralık 1974 ‘te annemle evlendiğin gün yazmaya başladığın,‘’ Ben öldükten sonra çocuklarıma verilsin’’  diye not düştüğün günlüğünü bir kez daha elime aldım. Seni yeniden hissetmek, yüreğine yeniden elimi sürmek, yazdığın her satıra akıttığın gözyaşlarını yeniden öpmek istedim.Sen benim için hep o günlük oldun. Öyle bir armağan bırakmışsın ki, 28 senedir hep benimleydin, hiç gitmedin ki…

Yazdığın her satır, insanları tanımamı beni ,annemi, kardeşimi sokmak niyetiyle yoluma çıkan yılanları anlamamı daha da kolaylaştırdı. Kızmıyorum onlara, biliyorum sen de olsan kızmazdın. Annem de kızmıyor, ‘’ Onlar cahil oldukları için böyle davranıyorlar ‘’ diyor.

‘’ Sizi taşla kovalayanı siz ekmekle kovalayın’’ demişsin ya babacığım. Hep böyle yapıyoruz. Şimdi ağladığıma bakma , bu gözyaşları sadece yüreğimin hassaslığından, öyle güçlü bir kız çocuğun var ki babacığım, bana emanet ettiğin her şeye gözüm gibi baktım. Emanete ihaneti hiç katmadan, zor oldu ama bu yaşıma kadar geldim babacığım. Şimdi 36 yaşındayım. Yani senin cennete ayak bastığın yaşa 4 yıl kaldı. Sen hiç yaşlanmamışsın ya babacığım. Ben de hiç yaşlanmıyorum. Hep çocuk yüreğim elimde geziyorum. O yüreği pinpon topu zannedip oradan oraya fırlatanlar da oldu. Hiç vazgeçmedim. Biliyorum sen de vazgeçmezdin.

Oğlun Irmak’ta çok iyi bir çocuk oldu. Üstelik şimdi bir de baba oldu.3 yaşında bir kızı var. Adı, Kumsal. Bazen Kumsal’a ‘’ Dede nerede ? ‘’ diye soruyoruz. Hemen senin  resmini gösteriyor eliyle,  yanımızda olmasan da, hep bizimlesin babacığım.

Ben hiç evlenmedim.’’ Bana bir şey olursa seni kime emanet edeceğim ? ‘’ diyerek Annem hala ümidini kesmiş değil bu konuda  Evlenmedim ama aşık oldum babacığım. Tıpkı senin anneme aşık olduğun gibi… Öyle tesadüfen, hiç aklımın ucunda böyle bir şey yokken,

‘’ Hayatın bunca derdi  içinde, bir de bu mu gelecekti başıma? ’’  diye isyan ettiğim anlar da olsa,… Öyle saf, öyle temiz, öyle koşulsuzca bir aşk yaşadım ki babacığım. Aşkı anlattığım bütün yazılarımın ‘’gizli öznesi’’  oldu. Bunları duyunca o’na kızma ama  ne olur.

‘’ Ne o beni , ne de ben o’nu hiç birbirimizi üzmedik babacığım.’’

İnsanların iyi olmadıklarını, ellerinle yazdığın günlüğün işlerine gelmedikleri için bazı sayfalarını yırtarak, gerçekleri yok ettiklerini sandıklarını gördüğüm gün anlamıştım. O sayfaları yırttıkları için sakın üzme kendini. Ben her şeyi ve herkesi çok iyi tanıyorum babacığım. Bu yüzden, daha çocukken kendi kendime verdiğim sözü asla unutmadan, ‘’İyilik peşinde koşmaya’’ devam ediyorum. Çünkü biliyorum ki, iyiler bir gün mutlaka kazanacak!

Kavgalarımda da, sevdalarımda da, hep iyilik peşinde koşuyorum. Kimsenin umurunda bile olmadığı, hayatta yaşadıklarının bile farkında olunmadığı canlılara sıcacık elimi uzatıyorum. Hiç bir karşılık beklemeden. Yüreklerine dokunuyorum.Yaşamak için ihtiyaçları olan sevginin o sonsuz  gücünü  veriyorum. Bir bakıyorum kanatlanıp uçmuşlar, onları böyle gördükçe ben de mutlu oluyorum.

Hiç kokusunu duymadığım, hiç hatırlamadığım, hiç anılarımda yer etmeyen bir adamı, seni çok seviyorum babacığım.

İmza: Kızın

Reklamlar
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s