Duygu Macit’in Mektubu

Muammer Macit’e

Mekanın Cennet Olsun Canım Babam…

Sensiz geçen 3.yıldayım. Seni kaybedene kadar ölümün ne olduğunu nasıl olduğunu hiç bilmezdim. Apansız ölümün beni tarif edemeyecek kadar çok yaraladı. Seni mezara koyup eve geldiğimiz gece gözümü bir an kırpmadım. Sadece kimsenin olmadığı bir yere gidip sadece bağırmak istedim fakat bağırsam da “ne oldu, neyin var kızım?” diyen biri, elini omuzuma atıp “neyin var kızım?” diyen sen olmadığını ve bundan sonra olmayacağını, kısaca yetim olduğumu anladım.

Sen benim ilk sevdiğim erkektin, arkadaşımdın, dostumdun, sırdaşımdın, sevgilimdin kısacası ruh ikizimdin. Ben tüm bunları sende gördüm, sende tanıdım. Sen herkesin hayal ettiği bir babaydın… Fakat o hayalleri kurulan baba ise sadece benim babamdı. Biz senden uzakta büyüdük sen gemilerdeyken eve geldiğinde evimiz bayram yerine dönüyordu. İlk bizimle yatıyordun, bize sarılıyordun,beraber tv izliyorduk, salatayı çok sevdiğim için ben olmadan  yemiyordun, işten gelme saatimde balkonda beni bekliyordun, ellerime bakıp “kızım senin ne kadar küçük ellerin  var” diyordun. Pazar sabahları ise odamıza girer bizi öpüyor, yanıma giriyordun sohbet ediyorduk. Sonra “koluma girin kızlar gezelim” diyordun. “Kızım sana araba elbet bir gün araba alacağım.” diyordun ve biz çok mutluyduk…

En son gemiyi tamamen bırakmaya karar verdin ve son sefere gittiğinde rahatsızlandın ve her şey ondan sonra başladı. İlk rahatsızlandığında ameliyatın başarılı geçti ve çok iyiydin. Fakat sonra tekrar rahatsızlandığında o kanser hastalığına yakalandığını duyduğumda o hastane bahçesindeki çaresizce bağırmam, kendimi parçalamamın tarifi yoktur. Seninle hastanede 21 gün geçirdim o 21 günde her yoğun bakıma yanına girdiğimde bana bütün hayat tecrübelerini anlattın. Ben sana ölümü hiç yakıştıramadım ama sen öleceğini biliyordun sanki konuşmalarından bunu anlıyordum. Yoğun bakıma senin yanına girebilmem için girmediğim kılık ve söylemediğim yalan kalmamıştı. Son zamanlarda yakalanıyordum ama 🙂

Bana “Kızım bana bir şey olursa beni sakın bırakma” diyordun. Sen bunu söylüyordun ve ben senin yanından ayrılınca aşağıya inince nefes alamıyordum. Bağırıyordum, ağlıyordum ve sonunda o seni benden, bizden ayıran haber geldi! Evet Babacığım, dediğini yaptım; seni bir an olsun yalnız bırakmadım. Memlekete gitmeyi istiyordun, vasiyetindi bana. O çok istediğin memleketin Ordu’ya gittin, hem de temelli ordasın …

Senden sonra ise,

hayat tüm zorluklarını gösterdi bana yılmadım, bıkmadım asla pes etmedim kimseye minnet etmedim. Dostum ve düşmanın senden sonra daha açık bir şekilde belli oldu. Acımasız oldum hayatta, ben sensizliğe dayanabiliyorsam, babasız yaşamaya dayanabiliyorsam herkes, her şeye, acıya katlanabilir. Senden sonra ise en zoruma giden şey ise yanımda birinin BABA demesidir, BABAsından bahsetmesidir ve BABALAR GÜNÜ’dür. Senden sonra geçen Babablar Gününde kimsenin babalar gününü kutlamadım, sokağa bile çıkmadım, arkadaşlarımla bile görüşmedim babalarına aldıkları hediyelerden bahsetmesinler diye. Bir kızın babasına seslendiğini duyduğumda ordan hemen uzaklaşıyorum. Arkadaşlarım babalarından bahsederken hemen konuyu değiştiriyorum, bunları kabul edemiyorum. Baba,her zaman senin adına yakışır bir evlat oldum ve olacağım yalnız şu var babacığım senden sonra tüm yaşlı adamlardan, erkeklerden nefret ettim. Ediyorum da. “Bu adamlar yaşıyor da, benim babam niye bu kadar erken vefat etti?” psikolojisi içerisindeyim. Bu halen de devam ediyor. Senin adına yakışır evlat olup, senin bize bırakmış olduğun soyadını çok güzel bir şekilde taşıyacağım. Her şeyden önemlisi ise bana hep almak istediğin arabayı öldükten sonra aldın. Nasıl mı? Çalışmış olduğun şirket tazminatını yatırdı. Araba aldım. Hani hep hayal ediyordun ya “benim kızım da araba sürse” diye. Evet şimdi senin isteğin oldu. yine senin sayende oldu. Şoförüm. Bir başarı elde ettiğimde “Babam için” diyorum ve senin beni gördüğünü her zaman yanımda olduğunu biliyorum .

Sen, beni ve bizleri, aileni ölümünün dışında hiç bir konuda üzmedin. Biz senin yüzünü soldurmadık, sen de bizim yüzümüzü hiç soldurmadın, yere düşürmedin. Her zaman söylüyorum herkesin hayallerini kurduğu baba adayı sadece benim, bizim babamızdı.
Sana karşı bir pişmanlığım yok çünki seni hiç üzmedim, yıpratmadım, kırmadım…

Sadece seni o kadar çok özledim ki anlatamam; sohbet etmemizi, sarılmamızı, beni dinlemeni, fikir alışverisi yapmamızı çok özledim. Bana emanet ettiklerin annem ve kardeşlerimi merak etme. Biz iyiyiz, sadece sen yoksun.

Biz güçlü adımlarla ilerliyoruz. Senin her zaman bizi gördüğünü ve yanımızda olduğunu biliyoruz ve seni çok seviyoruz

Mekanın Cennet Olsun Canım Babacım

Kızın Duygu Macit

Reklamlar
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

One Response to Duygu Macit’in Mektubu

  1. yaprak dedi ki:

    harikaa olmuş.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s