İlkim Karaca’nın Mektubu

Hasan Hüseyin ERKAN’a

YORGUN İLERİCİ (ÇALIŞKAN KARINCA)
HHE1
           Sen henüz İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde talebe yani öğrenci iken, ilk çocuğun olarak dünyaya merhaba deyip, senin ve annemin hayatına katılmışım. Karlı bir kış günü, ayazda, Süleymaniye Doğumevi’nden annemle beni almaya, amcam Ali ile birlikte gelmişsin. Gri paltonu anneme giydirmiş, sarı yün atkını benim kundagıma sarmışsın. Hayatım boyunca beni hep korudun, hayatın gerçeği imiş, çocuklar yaşayarak öğrenirmiş, ileri görüşlü anne-babalar da kızgınlığını, üzüntüsünü belli etmeden, ellerinden geldiğince, çocuklarını korurmuş. Sanırım, bir çocuk, insanı aynı anda hem çok sevindiren hem çok üzen tek varlıktır. Ben de seni çok üzmüşümdür, ama sevinmelisin, ben hayatı yaşayan, hisseden ve düşünen insanlardan oldum, hayatı seyreden insanlardan olmadım, başkalarının hayatlarıyla da kendimi hiç kıyaslamadım.
Hayalim olmayan bir çok şey, gerçeğim oldu, iyi oldu, güzel oldu, ben farkında oldum, bugün kitap okuyabiliyorsam, yalnızlık çekmiyorum, yazı yazabiliyorsam, yalnız olmadığımı biliyorum, bu senin sayende oldu baba, ağbi, arkadaş.
             Senin sesinden duydum, ilk Asık Mahzuni ŞERİF türkülerini,”Dumanlı dumanlı oy bizim eller’….’ ilk Şekip Ayhan ÖZIŞIK şarkılarını ”Yine hazan mevsimi geldi”….
diye gözlerini yumarak söylerdin, kendi sesini dinleyerek…bu şarkı öylesine etkilemiş ki seni, şarkıda söylediğin ”hüsranını yalnız çekecek” mısraındaki ”Hüsran”ı bana isim olarak seçmişsin, binlerce isim arasından, çok yakın gelmiş sana. Hayatım boyunca hep başka isimlerle çağrılmama sebep olan, ismimdi. Yasemin, Deniz, Neşe, Yaprak, İlkim, çağrıldığım isimler oldu fakat sonunda İlkim Hüsran olarak nüfus cüzdanımda kayıtlı olarak yer aldı.
Bana aldığın hikaye kitaplarını, camdan dışarıya bakarak resim yapmayı, suluboya yaparken, kırmızı ve beyazı karıştırarak bulduğumuz uçuk pembemsi renkle kar taneleri boyamayı çok sevdim. Kompozisyon yazma ödevlerimde, giriş, gelişme ve sonuç bölümlerini kısaca anlatıp, gelişme bölümünde verdiğin anlamlı örnekleri hala hatırlıyorum. Küçükken kitaplıkta bulduğum, yazdığın şiirleri okuyup, yıllarca sakladığım, şimdilerde o şiirlerin kıymetini daha iyi anlayıp, sana bir kitap hazırlayarak geri verdiğim için mutluyum. Senin bana aldığın kitapların yanında sözü bile olmaz ama, bence çok güzel bir kitap, çünkü samimi, çünkü gerçek.
Ne kitaplar duydum, gerçek  değilmiş, şaşırdım ve üzüldüm.
Hayat insanı çok üzerken de ”bu da geçer” demeyi, iç huzurumu ve bir umudu yitirmemeyi, kendime hep bir umut bulmayı bildim, senin gibi.
HHE3Kimseyle kendimi kıyaslamamayı, kendi yeteneklerimi keşfedip, hep birşeyler başarmak için çabalamayı, yani esasında senin gibi girişimci olmayı, çalışkan olmayı sevdim.
ATATÜRK’ümüzün ”Mutluluk çalışkan insanların hakkıdır” sözünü, mezun olduğum okulum KARTAL MALTEPE LİSESİ bahçesindeki Büstünün üzerinde yazılı olduğunu hiç unutmadım. İyilik yapıp denize atmayı da senden öğrendim. Kimseden karşılık beklememeyi, eğer olur da, hani, belki, binde bir, teşekkür edilir de, minnacık bir karşılık verme çabası, düşüncesi bile görürsem, hüzünlenip, kendi kendime ağlamayı da senden öğrendim. Ben evlenince mutlu olacağımı sanarak, sevdiğimi, anlaştığımı sanarak mutlu olmaya çabalarken, sen sevgi tecrübenle, esasında benim yanılacağımı ve üzüleceğimi hissederek ve buna rağmen beni hiç durdurmayarak, Aşiyan’da denizin kenarında herkesten gizli ağlayarak, herkes gibi yaşayarak öğrenmemi bekleyerek, ve ben kendimi böylece tanıdığımda, ne istemediğimi kendim yaşayıp anladığımda, ben vazgeçiyorum, boşanıyorum, dediğimde de, bana hiç soru sormadan, ama hiçbir zaman soru sormadan, hayatıma kaldığım yerden nasıl devam edeceğime fırsatlar yarattın. Nerede yaşadın diye kimsenin sormasına gerek yok, çünkü ben biliyorum ve hep bileceğim ki, benim ana-baba evimde, yuvamızda, her zaman bir odam var, beni zor günlerimde kucaklayan, hiç karşılık beklemeden, sadece hayata hep yeniden başlamayı öğreten… çünkü gerçekten sevildiğimi çok iyi biliyorum. Sevince insan her zaman, her yerde ve her durumda herşeye yeniden başlar. Kendi kaderimi yaşama hürriyetim beni bu hayatta en mutlu eden şansım. Benim bütün gizli şımarıklığım ve görünen vefalı yönüm, gerçek bir demokrat baba olan senin yüzünden, bunu sana borçluyum, sana çok borçluyum, hiç ödenemeyecek bir borç, ve nasıl tükenmez bir güven vermişsen bana, senden hep borç alabilirim, ödeyemeyeceğimi bile bile…bin yıl yaşa baba, ağbi, arkadaş.
HHE4Sen kendi hayatının, kendi kıymetinin farkında olmasaydın, kimilerine göre bencillik sayılabilir, bana göre değil, hatta anneme göre vefasız bile sayılabilirsin, bence değil…ben de kendi hayatımın kıymetini bilemeyebilirdim, ya da en doğal haklarım için çok yorulabilirdim, farkında olmadan kardeşlerime, kızıma, tanımadığım insanlara iyi ve güzel bir örnek olduğumu düşünüyorum, kendi hayatımı kendim için yaşayarak, yeteneklerimle belli bir iz bıraktığımı, farkında olmadan kendimi farkettirdiğimi düşünüyorum, senin farkında olmadan bana ilerici bir örnek olduğun gibi…en işe yaramaz bir iş yaptığımı düşünenler bile, bir gün anlıyorlar ki, ben kimsenin düşünmediği bir işi yapmışım, bu da çok başıma geliyor, yakın ve uzak çevrem herkes, bilmeden, dinlemeden, anlamadan olumsuzluk yüklemeye çabalıyorlar, ben de ”gölge etme başka ihsan istemem” felsefesiyle yaşamaya devam ediyorum. Bir zamanlar senin öngördüğün ve gerçekleştirdiğin iş hayatında olduğu gibi, seni anlayamayanlar da çok olmuştu, hem de sana ”üstad” diye hitap ederek…”İncinsen de incitme” diyen ulu Hünkâr Hacı Bektaş-ı Veli Hazretlerinin sözüne yürekten inanıp uyguladığın için de ”üstad”sın benim için baba, ağbi, arkadaş…
  HHE2       Sana hep ”baba” diye hitap ettim. Bazen amcamlar gibi, Hasan Hüseyin Ağbi derdim ve sen gülümserdin, yıllar geçtikçe benim de saçlarım senden bile beyaz oldukça, hayatta bazı yaşadıklarımızı arkadaşça dertleştikçe, baba’dan, ağbi’den daha ileride olan ”arkadaş” hitabıyla seslenmek istedim, seni hep arkadaşım gibi gördüğüm için, hayat tecrübeni zaman zaman dinledim, insanları ve medeniyeti sevdiğini anladım, şarkıları şiirleri sevdiğini anladım, seninle tanışma şansına sahip olmuş herkese muhakkak ( bu söz de Ali dedemin yani senin babanın çok kullandığı bir sözdür ) bir faydan olmuştur, muhakkak ki, sana bir teşekkür etmek bile unutulmuştur, olsun, mühim değil, aslolan ilerici olmaktır, ilerici olmak için yorulmaktır, mezun olduğun fakültenin amblemi gibi, çalışkan bir karınca olmaktır, bu hayatta hatırlanır olmaktır. Doğduğun şehre götürdüğün hizmetler hatırlanacaktır, kurucularından olduğun CEM VAKFI seni hatırlayacaktır, siyasi hayatın, mesleki hayatın, şiirlerin hatırlanacaktır, bir şiirinde söylediğin gibi yaşadığın için ben mutluyum, ”her kişide tek bir ruh, tek bir can, mesud olabilmek için yaşar, yorulur, yorulur, yorulur” diyorsun, hep haklısın.
Geçmiş yılların birinde, Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanı olarak gittiğin 4 aylık iş gezisi için, bir takvimin son sayfasına yazmışsın, ben biten ayın sayfasını koparınca, yazını görmüştüm, okumuştum, şaşırmıştım, beğenmiştim, çok beğenmiştim, belki de düşündüklerimi yazmayı o gün öğrenmiştim, diyordun ki,
”çabuk gider dönerim”
                                             imzan…
Sana yazdığım, duvarda asılı bir takvim yaprağı değil, bir kitap yaprağı sayfası,
”Gidenler dönermiş, bazen de dönmezmiş, belki dönemezmiş, belki dönmek istemezmiş, ve herkes bir gün dönülmez bir yere gidermiş…”
imzam….kızın.
Reklamlar
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

9 Responses to İlkim Karaca’nın Mektubu

  1. Ruhuda kendi gibi güzel eski dostum ne güzelde yazmışın…
    Gidenler dönermiş, bazende dönmezmiş, belki dönemezmiş, belki dönmek istemezmiş, ve herkes birgün dönülmez bir yere gidermiş….

  2. Memnune Can Gönenç dedi ki:

    Yüreğine kalemine sağlık İlkim’ciğim.Duygularını ve kendini bu kadar güzel ifade edebilme yolunu açan can dostun babana mektubunu ağlayarak ve tüylerim diken diken okudum.Ne güzel, bir babanın evladı tarafından böylesine sevilmesi,saygı duyulması.İnsanların değer yargılarının yok olduğu ve önceliklerinin böylesine değiştiği günümüzde bu mektubu okumak beni çok mutlu etti.Ben yaşamda hiç birşeyin tesadüf olmadığına inananlardanım.İşte bu yüzden seninle bu koşullarda tanışmamızın da tesadüf olmadığını biliyorum.İyi ki seni ve saygıdeğer Hasan Hüseyin amcamı tanımışım.Yaşamında her şeyin gönlünce olması dileğiyle sevgiler ❤

  3. serap dedi ki:

    ”Gidenler dönermiş, bazen de dönmezmiş, belki dönemezmiş, belki dönmek istemezmiş, ve herkes bir gün dönülmez bir yere gidermiş…”
    Bu ne güzel bir anlatımdır ve bana yol gösterdi (Yaşayan ancak gidenlerin ardından ağlar dururdum) Teşekkür ediyorum size. Sevgiler

    • ilkimkaraca dedi ki:

      Memnune’cim İstanbul Devlet Mimarlık Mühendislik Akademisi öğrencilerinden oluşumuz ne güzel, yine karşılaştık, ilkim

    • ilkimkaraca dedi ki:

      sevgili Serap, merhaba, ”merhaba” benden sana zarar gelmez demekmiş, bu hayat seni hiç ağlatmasın, gülümse, saygımla sevgiyle selamlar…ilkim

  4. halil yıldız dedi ki:

    ilkim ciğim yüreğin kağıda dökülüşü bu kadar gerçek ve duygu dolu olur.
    bir caket isterim beli dar ola. derkende duyguların içindeydi .ümraniyede bizim evde belkide hatırlayamazsın .

    • Kakara Kikiri dedi ki:

      İlkim Karaca’dan cevap: “Sevgili Halil hatırladım valla, türküleri Ruhi Su hocam’dan öğrendim, babam, amcalarım, Cengiz Bektaş mimarlık, Nevzat Sayın mimarlık hep birlikte soylerdik, biz turkulerle yeni yıl karşılayan guzel akrabalarız, mektubumu okuduğuna sevindim. Şimdilerde “Erzurum dagları da kar ile Boran, almış dört yanımı da dert ile verem, siz de bulunmaz mı da bir kursun kalem, yazıp ahvalimi de dosta bildirem ” türküsünü söylüyorum Ruhi Su hocamdan öğrendiğim gibi, bağlama, duduk, bendir eşliğinde “

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s